Sabır Ne Kadar Önemlidir. Veya Şöyle Soralım: 200 Kez Denedim Mi?

Başarmak
Hepimizin yaşadığı; ama unuttuğu bir bilgi "Dünyanın neresinde olursa olsun bir bebek yürümeyi öğrenene dek ortalama 200 kez düşer."

Başarı üzerine pek çok kitap okuduk, film izledik, kişisel gelişim eğitimlerine gittik ama hiçbiri bünyemize bu cümlenin yarattığı etkiyi yaratmadı.

Hayatımı düşünüyorum, sanırım yürümeyi öğrenmek dışında; yapmaya karar verdiğim hiçbir eylemi 200 kere başarısız olmaya sabredecek kadar denemedik.

Peki bir bebek yürümeyi öğrenirken çevresindeki insanlar ne yapar? Bebeğe var güçleriyle destek olur, o yere her düştüğünde coşkuyla kaldırır, hoppidi hoppidi tekrar denemesi için teşvik eder.

Fiziksel bir engeli yoksa hiçbir bebek yürümeye çalışmaktan vazgeçmez ve istisnasız hepsi de başarır. Doğduğunda oturmayı bile beceremeyen bir canlının iki ayağının üzerinde dengeli şekilde yürümeye başlaması üniversite sınavını kazanmaktan, iş yerinde terfi almaktan daha zor bir eylemdir.

Düşmek başarısızlık hissinin yanı sıra fiziksel olarak da can acıtan bir şey. Mesela şu an 20 kere poponun üstüne düş kalk desem dördüncüde düşmeyi bırakırsın. Bizler bir kez aşk acısı yaşayınca bile tekrar sevmeye tövbe edebilen insanlarız. ya bebekler de bıraksa ve bir şekilde yürüyemeyeceklerine inansa? Çoğu şeyde buna inandırmıyor muyuz kendimizi?

Bizim çevremiz çocukluk aşamasına geçtikten sonra yapmaya karar verdiğimiz eylemlerde bizleri ne kadar destekler? Bebekken yürümeye teşvik ettikleri kadar destekleselerdi o eylemlerin sonucu ne olurdu?

Bazen sırf vazgeçmen için daha henüz karar aşamasında bile insanlar olumsuz konuşmaz mı? En basiti "her gün spor yapacağım" dersin, "işten geç geliyorsun, soğuk havada üşenirsin ıdı bıdı" bir ton olumsuz cümle sarf eden çıkabilir. Bazen sadece bakışları bile yeter... Aile de hiçbir başarısızlık eyleminiz için yürüme evresinde size gösterdiği sabrı göstermez.

Bizler büyüdükçe daha en başından çok iyi bildiğimiz "başarının sırlarını" unutmuş oluruz. tekrar öğrenebilmek için debelenir dururuz. Dünyadaki milyonlarca insan da asla tekrar öğrenemeden ölür gider. ve kapasitesinin çok çok altında işler, hobiler yapmış olur...

Belki ailenin, çevrenin yürüme teşviğindeki en büyük sebebi; kendilerinin de o yoldan geçip başarmış olması ve denerse bebeğin de başarabileceğini bilmeleri. Bu yüzden canla başla elinden tutarak yürütmeye çalışırlar. Hayattaki diğer kararlarda ise bu tür tecrübeleri olmadığı için iki başarısızlıkta "galiba olmayacak bırak istersen" şüphesiyle yaklaşırlar. karar verdikten sonra çevreye kulak asmadan 200 kez yılmadan ve aynı azimle denersek sonuca kendimiz bile şaşırıp büyük bir keşif yaşamış oluruz.

Belki de bir şeyden vazgeçmeden önce sormak gerek "200 kez denedim mi?"

Fotoğrafçılar Yaylaları Fotoğraflıyor! Temel Fotoğrafçılık Eğitimi

Temel fotoğrafçılık Eğitimi
Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Yaylalar” projesi kapsamında gençlere fotoğrafçılık konusunda yeni bilgi ve deneyimler ışığında özgüvenlerini arttırmak, kişisel ve sosyal beceriler kazanmalarını ve gönüllülük faaliyetlerine katılmalarını teşvik etmek amacıyla Rize – Artvin – Trabzon yaylalarında Temel Fotoğrafçılık Eğitimi verilecek.


Eğitimin Amacı : Bu Eğitim ile gençlerin fotoğrafçılık konusunda yeni bilgi ve deneyimler ışığında özgüvenlerini arttırmalarını, kişisel ve sosyal beceriler kazanmalarını ve gönüllülük faaliyetlerine katılmalarını teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Kimler Katılabilir : 18-29 yaş arasındaki erkekler

Eğitime Alınacak Kişi Sayısı : 80

Eğitimin Süresi : 6 gün (40 saat)

Eğitimin 3 günlük kısmı Rize–Artvin–Trabzon yaylalarında uygulamalı fotoğraf çekimi şeklinde gerçekleştirilecektir.

Başvuru Tarihleri: 10 Haziran  – 15  Temmuz 2016

Eğitimin Tarihi : 31 Temmuz – 7 Ağustos 2016

Seçim: Eğitime katılacak kişilere kabul edildiklerine dair bilgi 18 Temmuz 2016 günü sistem üzerinden gönderilecektir.

Daha önce www.gencgonulluler.gov.tr  internet sitesine üye olup bu site bünyesinde çeşitli gönüllülük faaliyetlerine katılmış olanlar öncelikli değerlendirmeye tabi tutulacaktır.

Katılımcıların Eğitime yarı profesyonel veya profesyonel makine ile katılımı zorunludur. 


  ------------------------------------------------------------
Fotoğraf makinesi alırken nelere dikkat etmeliyiz: 
                                        -------------------------------------------------------

Katılım Belgesi : Temel Fotoğrafçılık Eğitimi Katılım Belgesi verilecektir.

Konaklama ve Yemek: Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürlüğü tarafından karşılanacaktır. 

Ulaşım: Otobüs/Tren biletleri Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürlüğü tarafından ödenecektir. 

Uyarı: Gönüllülere www.gencgonulluler.gov.tr adresine girmiş oldukları iletişim adreslerinden ulaşılacağından profil ve iletişim bilgilerinin tam ve doğru olması gereklidir. Profil ve iletişim bilgileri eksik olanların başvuruları kabul edilmeyecektir.

Eğitime tam zamanlı katılım zorunludur.

Eğitime sadece erkekler katılabileceklerdir. 

Daha önce yapılmış olan Temel Fotoğrafçılık Eğitimine katılmış olan kişiler bu eğitime kabul edilmeyecektir.

Eğitim; Fotoğraf Sanatı Kurumu ’nun profesyonel fotoğraf hocaları tarafından verilecektir.

Eğitim Yeri: Rize ilinde gerçekleştirilecektir.

Temel Fotoğrafçılık Eğitimi


Eğitimde Yer Alan Konular:

    FOTOĞRAF:

  •     Fotoğraf nedir
  •     Fotoğrafçı Kimdir
  •     Fotoğrafçılık Tarihi


    FOTOĞRAF TEKNOLOJİSİ:

  •     Objektif
  •     Makineler
  •     Yardımcı Malzemeler


    FOTOĞRAFTA DEĞİŞKENLER:

  •     Diyafram
  •     Enstantane
  •     İSO


    IŞIK VE KOMPOZİSYON
    ÇEKİM TEKNİKLERİ
    SUNUM VE SERGİ HAZIRLAMA
    FOTOĞRAF VE ETİK



2016 Ücretsiz Yaz Gençlik Kampları Başvurusu Başladı!

gençlik kampları
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Yaz Gençlik Kampları başvuruları başladı.

Gençlik kamplarında neler olacak?

Gençlerin serbest zamanlarını çeşitli sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle değerlendirmelerini, yurdumuzun tarihi, kültürel ve milli değerlerini yakından görmelerini, bölgeler arası kültür alışverişi ile farklı fikirde kişilerle tanışma ve kaynaşmalarına imkan sağlamak amacıyla düzenlenen gençlik kampları 16 farklı şehirde düzenlenecek.

Gençlik kamplarına katılacak gençler, unutulmayacak deneyimlere ve aktivitelere tanıklık edecek.

Kamplarda gençlerde birlikte hareket etme ruhunu geliştirecek rafting, kano, yüksek ip aktiviteleri, yapay tırmanış, dağ bisikleti, doğa yürüyüşü, okçuluk, paintball, mini golf, binicilik, sokak oyunları, futbol, voleybol, basketbol, tenis, badminton, masa tenisi gibi sportif faaliyetler yürütülecek. Ayrıca satranç, mangala gibi zeka geliştirici oyunlar oynanacak.

Geziler, farkındalık oluşturacak

Kamplarda gençlerin kişisel becerilerini geliştirmek için el sanatları, müzik ve tiyatro faaliyetlerine yer verilecek. Ayrıca özgüvenlerini güçlendirecek, kendilerini ifade edebilme becerisini kazandıracak etkinlikler, ülkemizin doğal ve kültürel zenginlikleri konusunda farkındalık oluşturacak geziler ile gönüllülük faaliyetleri konusunda bilinç oluşturacak çalışmalar geçekleştirilecek.

- Kamplara aşağıda belirtilen yaş gruplarına göre başvuru yapılabilecektir.
12-13 yaş grubu (2003-2004 doğumlular) kızlar Mavi(Deniz) kamplara,
14-22 yaş grubu (1994-2002 doğumlular) kızlar Yeşil(Doğa) kamplara,
12-15 yaş grubu (2001-2004 doğumlular) erkekler Mavi(Deniz) kamplara,
16-22 yaş grubu (1994-2000 doğumlular) erkekler Yeşil(Doğa) kamplara başvuru yapabilir.

Başvuru Linki: http://kampbasvuru.gsb.gov.tr/

Geçen sene kampa gidemeyenler neler kaçırdı: Bu yaz neler kaçtı!




24 Mayıs 2016 Salı
Posted by Kültür Yaşa

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.


Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.
Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!


P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 

http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Etkili Sunum Yapmanın Esasları Nelerdir?

Sunum
Hayatın bir parçası olan sunum hazırlamak kişilerin kariyerlerinde etkin bir rol oynuyor. Sunum, gerek eğitiminizi gerekse işinizi olumlu etkileyebildiği gibi yapılan hatalar yüzünden istenmeyen eleştirilere maruz kalmaya neden olabilir.



Sunumun başarısını içeriği ve kalitesi belirlediği gibi sunum yapan kişinin jest ve mimikleri, dili ve zamanı doğru kullanabilmesi gibi etkenler de önemlidir.

Sunum hazırlarken dikkat edilmesi gereken esaslar şöyledir:

  1. Sunumda ayrıntılara çok fazla girmemek gerekir. Ayrıntılar sunumu yapan kişiye zaman sıkıntısı yaşatabildiği gibi dinleyenlerinde sıkılma ihtimalini arttırabilir.
  2. Sunum hazırlanırken yazı fontlarına dikkat edilmelidir. Karmaşık, anlaşılması zor, göz yoran yazı fontları okunmayı zorlaştırdığı gibi sunumun kalitesini düşüren etkenler arasındadır.
  3. Cümle içindeki önemi noktaları veya vurgulanmak istenen noktaların renklerini değiştirmek faydalı olacaktır.
  4. Sunumlarda yapılan genel hata sunumu eğlenceli kılmak adına fazla animasyon ve video kullanmaktır. Sunumda temel amaç dinleyicilerin tüm dikkatini toplayıp sunumdaki bilgileri dinleyicilere verimli bir biçimde aktarmaktır. Ancak kullanılan animasyonlar ve videoların fazla olması toplanılan ilgiyi dağıttığı gibi verilen bilgilerdeki verimliliği de düşürecektir.
  5. Sunum yapan kişinin konumu ile gösterilen sunumların aynı doğrultuda olmasına dikkat edilmelidir.
  6. Konuşma sırasında geçiş yapılan sunumların sayısı arttıkça dinleyicilerin ilgisi dağılabilir.
  7. Sunum esnasında kullanılacak grafikler, söylenenleri destekleyici nitelikte olacağından dinleyicinin ilgisini çekebilir.
  8. Sunum sırasında karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de sunumu yapan kişinin fazla heyecana kapılıp söyledikleriyle sunum arasında bağlantı kuramaması, söyleyeceklerini unutması gibi sebeplerdir. Karşılaşılan bu sorunlar, sunumun verimini ciddi oranda düşürdüğü gibi dinleyicilerden de olumsuz tepki alınmasına neden olabilir. Bu durumu önlemek için sunuma çıkmadan önce yapılan provalar heyecanı önleyip, kişiyi sunuma hazır hale getirecektir. Sunuma çıkmadan önce minimum 2 defa prova yapılması tavsiye edilir.
  9. Sunumda asıl önemli olan sunumun içeriğidir. Bu nedenle sunum başında kişi kendini anlatırken aşırıya kaçmamalıdır.
  10. Sunum sırasında dinleyiciyle göz teması kurmaktan kaçınmamak gerekir. Bu, dinleyicilerin sunuma olan ilgisini arttıracaktır.
  11. Sunum esnasında kullanılan dilin anlaşılabilir olması çok önemlidir. Çünkü sunum sırasında söylenenlerin herkesin anlayabileceği üslupta olması sunumun kalitesini arttıracaktır.
  12. Sunumun son kısımlarını dinleyiciyle soru cevap şeklinde geçirmek iletilerin ne derece anlaşılabilir olduğunu gösterir ve geri dönüşler alınmasını sağlayabilir.

Daha önceki yazılarımız "Sunum Yapma Önerileri" ve "Sunum Yapma Önerileri 2" da göz atıp, tüm bu maddeleri birleştirebilir ve yapacağınız sunumla kariyerinizi olumlu sonuçlandırabilirsiniz.


Ipana Perfection ile Gülüşünü Göster

Merhaba Kızlar,
Bembeyaz bir kış geçirdiğimiz şu günlerde dişlerimizin beyazlığından da ödün vermemeliyiz. Bildiğiniz üzere hepimiz gibi ben de dişlerimin beyazlığına ve kusursuzluğuna çok özen gösteriyorum. Çünkü beyaz dişlerimizin sergilendiği özgüveni yüksek bir gülüşün hayatımızda açamayacağı bir kapı yok. Sözü uzatmadan, yeni ürünlere olan ilgimi hepiniz biliyorsunuz. son günlerde marketlerde ve televizyon kanallarında sıklıkla denk geldiğim yeni bir diş beyazlatıcı ürünü denemek ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Ipana Perfection isimli bu ürünü hemen reklamlarda gördüm diye almak yerine marka ile ilgili bir ön araştırma yapmak istedim. Öncelikle İpana ismi bir Türk markasını anımsatsa da PG (Procter and Gamble) tarafından üretilen ve Amerika’da Crest adıyla pazarlanan Amerika’nın en yaygın diş macunu markasının sadece isminin değiştirilmiş hali olduğunu öğrendim. Aynı zamanda dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten firmalarmış. Ürün ile ilgili araştırmalarıma devam ederken, İpana’nın Türkiye’de diş hekimleri tarafından en çok kullandığı ve desteklediği marka olduğunu da kulaktan duyma değil gerçek veriler üzerinden gördüm.


Marka ile ilgili tatmin edici araştırmamdan sonra gelelim yeni ürünleri, White Perfection’a. Ürünün vaad ettikleri çok iddalı. İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu olduğunun belirtilmesinin yanında yeni geliştirilen teknolojisi ile diş minesine zarar vermeden 3 günde dış yüzeyindeki lekelerin tamamını temizlediği belirtiliyor. 3 gün gibi kısa bir sürede bu kadar hızlı bir etkinin olabileceğine başta pek imkan vermedim. Ancak markaya yaptığım araştırmadan sonra güvenim oluştuğu için alıp denemek istedim.

Açık konuşmak gerekirse ürünü kullanmaya başladıktan sonra çok şaşırdım. Çünkü ürün iddasını fazlasıyla yerine getiriyor. İlk kullanımımdan itibaren dişlerimin üzerinden lekeleri çıkardığını farkettim. Yalnızca bana öyle gelmediğinden emin olmak için aileme de sordum, onlar da beni desteklediler ve fark olduğunu söylediler.

Leke çıkarmasının yanında tadı da çok hoşuma gitti. Keskin bir nane ferahlığı veren tadı damağımdan, kokusu ise nefesimden uzun süre gitmedi açıkcası. Diş minesine hiç bir zarar vermemesi ise çok önemli bir özellik.

Ürün benden tam not alınca yan ürünlerinin de faydası olur diye düşündüm ve ağız bakım suyunu da aldım. Bu ürün de beni çok memnun etti. Oral-B  3D White Luxe ismiyle satılan bu ağız bakım suyu, diş macununun etkisini tamamlar seviyede. Bildiğiniz gibi diş fırçası ile her yere ulaşmak mümkün olmuyor, ancak ağız bakım suları diş fırçasının ulaşamadığı noktalara ulaşabiliyor.


Alırken farketmemiştim sonradan ağız suyunu almak için gittiğimde farkettim. İpana markası ürününe fazlasıyla güveniyor olmalı ki memnun kalmamamız halinde paramızın 2 katını iade ediyor. Açıkcası ben çok memnun kaldığım için iade etmeyi düşünmüyorum ancak sadece deneme amaçlı satın almak isteyen arkadaşlar için çok iyi bir uygulama olmuş.

Sonuç olarak güvenilir bir markanın şaşırtıcı derecede etkili bu ürünlerini kullanmaya başladım ve sizlere de tavsiye etmek istedim. Bence mutlaka denenmesi gerekli bir ürün. Bembeyaz gülüşlü günleriniz olsun!
Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!


Ağız bakımı ile ilgili detayları öğrenmek isterseniz www.agizbakimuzmani.com linki inceleyin derim.
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
Sevgiler,
İçerik Kaynak: http://www.tugbatunckaya.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bir Fırsatçılık Hikayesi: 12.150 Puding ile Sınırsız Uçmak!

Puding Adam
Puding Adam'dan tarihe geçecek fırsatçılık örneği:

1999 Mayıs’ında inşaat mühendisi David Phillips, nam-ı diğer puding adam, bir dükkanda alışveriş yapmaktadır. Healthy Choice adlı donmuş gıda firmasının promosyonunun üründen daha değerli olduğunu fark eder ve her biri 50 mil uçuş hediye eden pudinglerden tam 12.150 adet satın alır. Yaptığı 3140 dolarlık harcamanın dikkat çekmemesi amacıyla 2000 yılında felaket olacağını düşündüğü için erzak depoladığını söyler.

Eğer pudinglerden çıkan kuponlar mayıs ayı içinde postalanırsa 50 yerine 100 mil hediye edilecektir. Tek başına tüm kuponları ayıklayamayacağını fark eden Phillips, bir yardım örgütü olan Salvation Army'den yardım alır ve karşılığında pudingleri bu örgüte bağışlar.

Healthy Choice sözünde durur ve Phillips'i 1 milyon 253 bin mil ile ödüllendirir. Phillips 1 milyon mil kadarını American Airlines’ın özel bir programı olan A-Advantage hesabına aktarır ve ömür boyu gold üyelik kazanır.

Phillips, 3140 dolar karşılığında kazandığı millerle 31 kere Avrupa'ya, 42 kere Hawaii'ye, 21 kere Avustralya'ya veya 50+ kere Amerika içine uçabilecektir. 2000 yılından bu yana millerini kullanan Phillips, yaptığı harcamanın 5 katı hızda mil kazanmaktadır.

A-Advantage gold üyeliğiyle özel rezervasyon ve check-in imkanları, bonus miller gibi haklara sahip olan Phillips yardım örgütüne bağışladığı pudingler karşılığında 815 dolar vergi indirimini de hak etmiştir...
25 Ocak 2016 Pazartesi
Posted by Kültür Yaşa

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek


Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme

Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme

Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme


Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)

Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

KYK TEMATİK KIŞ KAMPLARI BAŞLIYOR

Tematik kamplar
Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı KYK'nın yarı yıl tatilinde düzenleyeceği, "Tematik Kış Kampları" KYK yurtlarında kalan 50 ilden gelecek yüzlerce öğrencinin buluşacağı aralarında Antalya, Bursa, Konya, İzmir ve İstanbul'un da bulunduğu 10 ilde düzenlenecek. 5 gün sürecek kamplarda KYK’lı gençlerin belirlenmiş olan temalarda akademik alanda bilgi sahibi olmaları, alanında başarılı ve uzman isimler ile bir araya gelmeleri ve ufuklarını genişletmeleri hedefleniyor.

Yarıyıl Tatilinde Kamp Keyfi Devam Ediyor!

 Bakanlığımız yarıyıl tatilinde; milli ve manevi değerlerimizi ele alan “Anadolu’nun Değerleri Kampı” ve yakın tarihimizin kırılma noktalarına ışık tutan “Yakın Tarih Kampı” olmak üzere iki farklı temada kamp seçeneği ile gençlerimize fırsat sunuyor.

18-22 yaş arasındaki gençlerimiz 05 – 15 Ocak 2016 tarihleri arasında aşağıda yer alan başvuru formunu doldurup genclik.kamplari@gsb.gov.tr e-mail adresine göndererek başvurularını yapabilecekler.

 Yarıyıl tatilini gençler için unutulmaz kılmak adına standart kamp aktivitelerimiz bütün heyecanıyla kamp programında yerini alacak. Bununla birlikte ilgili kamp temasına uygun seminerlerle zenginleştirilmiş dopdolu bir içerik de gençlerimizi bekliyor olacak.

Kampla ilgili gelişme oldukça sitemizde yayınlanacaktır.

Başvuru formunu indirmek için tıklayın

Akıllı Telefon Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Akıllı telefon
Piyasada artık birçok akıllı telefon mevcut. Özellik yelpazesi geniş ve fiyat etiketleri farklı. Birçok kullanıcı, yeni telefon alırken hatalar yapıyorlar. Bu uyarılara kulak asarak sizde elinizde ki bütçeyle iyi bir telefona kavuşabilirsiniz.


1- Yeni bir telefon alırken öncelikle "Neye ihtiyacınız var?" sorusunu kendi kendinize sormalısınız, ardından da "Ne kadar bütçeniz var?" bunu belirlemelisiniz.

- En önemli iki unsur olarak bunları gösterebiliriz. Şimdi bir sıralama yaparak dikkat etmeniz gereken unsurları kısaca anlatalım...

2- Ne istiyorsunuz? Önceliklerinizi belirleyin Bazı kullanıcılar öncelik olarak "pil ömrüne" önem verirken bazıları "büyük ekran" seçer, bazıları ise tercihlerini "kameralardan" yana yapar. Haliyle siz de yeni bir ürün alırken size en çok lazım olan detayları ön plana alarak hareket etmelisiniz.

- Akıllı telefonlarda pil ömrü nasıl uzatılır? Öğrenmek için buraya tıklayın.

3- Yalnızca kamera ve sosyal medya uygulamalarıyla ilgilenen bir kullanıcı için phablet kategorisinde, kalemli bir mobil cihaz tercih etmek pek doğru olmayacaktır. Çünkü bu tip cihazların sunduğu kendine has özellikleri neredeyse hiç kullanmayacaktır. Böyle tercihler yapan, ama daha sonra aldıkları cihazların birçok özelliğini kullanmayan çok kişi var.

4- En yüksek fiyatlısı "en iyi" olmadığı gibi, en uygun fiyatlısı da "en kötü" değildir
Birçok konuda olduğu gibi akıllı telefon pazarında da bu kural unutulmamalı. Eğer yalnızca internette gezinmek ve aramalar yapmak istiyorsanız, bunu yalnızca 2 bin liranın üzerinde fiyatı bulunan telefonlarla değil, bin liranın altındaki ve güncel yazılımlı telefonlarla da yapmanız mümkün.

- Bond hızında telefon: Xperia ion!

5- Önceki maddeyi de hatırlatarak, ihtiyaçlarınızı belirledikten sonra bütçenize en uygun modelleri belirlemenizde fayda var.

6- Garanti şartlarına ve teknik servis imkanlarına dikkat edin
Bu, özellikle "daha uygun fiyatlı olsun" amacıyla yurt dışından getirilen telefonlar için önemli. Bazı telefonların ülkemizde de garantisi bulunuyor ve teknik servis desteği alabiliyorsunuz. Ama bir de ülkemizde garanti desteği olmayan telefonlar var.

7- Diyelim ki uygun fiyata yurt dışından telefon aldınız, ama ülkemizde servisi yok. Akıllı telefonlardaki en ufak arızalar bile ciddi maliyetler doğurabiliyor ve böyle bir durumla karşılaşırsanız tasarruf yapayım derken daha zararlı konuma gelebilirsiniz. Bu yüzden seçimlerinize dikkat etmenizde fayda var.


8- Merak ettiğiniz telefonları mutlaka mağazada deneyin
Almak istediğiniz cihazlar için araştırma yapmanız ve yazılanları okuyarak hareket etmeniz gayet normal. Ancak sadece yazılanları okuyarak bir sonuca varamazsınız. Bunun için de devreye pratik bilgiyi, yani kendi deneyimlerinizi sokmalısınız.

9- Çünkü duyduklarınız ve öğrendikleriniz, sizi bir noktaya kadar tatmin eder. Asıl kararı vermesi gereken kişi sizsiniz ve dolayısıyla kendinizi de yine siz ikna etmelisiniz.

10- Örneğin 3 telefon arasında mı kaldınız? Mağazaya giderek o 3 telefonu da sırasıyla deneyin. Tutuş hissine, kullanılabilirliğine, ihtiyacınız olan özelliklere göz atın ve kendi karşılaştırmanızı yaptıktan sonra kendi kararınızı verin. Böylesi içinize sinecektir ve doğru tercihi yapabileceksiniz.


Kitap Okuma Alışkanlığını Kazanmanın Yolları

Kitap Okuma Alışkanlığı
Çevrenizde sürekli okuduğu veya okuyacağı kitaplardan bahseden kişileri duyuyorsunuzdur. Bu muhabbet esnasında, bu kişiye karşı bir özenti içine giriyor insan ve kendi kendine hayıflanıyor. Çünkü kimimize okumak, kocaman bir işkence gibi geliyordur. Bunu aşmak için naçizane tavsiyelerimi yazmak istedim. 8 maddeyle kitap okuma alışkanlığını kazanma yolları, buyurun efendim.
26 Aralık 2015 Cumartesi
Posted by Kültür Yaşa

Broadway'in Yeşil Devi sömestirde İstanbul'da! Shrek The Musical Zorlu PSM’de!

Kalbi de en az kendisi kadar dev olan Shrek'in beyaz perdeden Broadway'e taşınan öyküsü, Zorlu Performans Sanatları Merkezi'ne taşınıyor.


Shrek'le tanışmamıza vesile olan şimdilik toplam dört filmin animasyon dünyasındaki yeri ve önemini tartışmaya gerek bile yok. DreamWorks tarafından William Steig'in 1990 tarihli, Shrek! isimli kitabından uyarlanan serinin ilk ayağı, animasyon filmlerinin hasılat rekorlarına yeni bir çıta koydu. Aynı zamanda endüstrinin kalite standartlarını da hayli yukarı çekti. Sadece çocukların değil, her yaş kategorisinden izleyicinin fenomeni haline gelen Shrek'in bu başarısı, yeşil devin, bilgisayar oyunları ve çizgi romanlara da konuk olmasını sağladı.

Shrek'in güçlü kolları sonunda Broadway'e kadar uzandı. Dünyanın en prestijli sahnesi, Shrek ve arkadaşlarının hikayesini tam bir yıl boyunca misafir etti. Eleştirmenlere ise bu harika müzikal uyarlamaya tam puan vermek düştü. Jeanin Tesari'nin bestelediği müzikleri, David Lindsay-Abaire'nin yazdığı şarkı sözleri ile ilk saniyesinden son saniyesine kadar benzersiz bir deneyim yaşatan Shrek Müzikali, çok prestjli Tony Ödülleri'nin yıldızlarından biri oldu. Tim Hatley'nin tasarladığı harika kostümler, Shrek Müzikali'ne En İyi Kostüm dalında fazlasıyla hak edilmiş bir ödül getirdi.


Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde deneyimleme şansını yakalayacağınız Shrek Müzikali, toplam 22 şov boyunca her yaştan Shrek hayranını misafir edecek. 10 konteynerlik dev seti, 60 kişilik kadrosu ve canlı orkestrası ile müzikal tarihinin en ihtişamlı ve eğlenceli yapımlarından biri olan Shrek Müzikali'ni orijinal dilinde, Türkçe üstyazı ile beraber izleme şansını kaçırmayın.

Müzikali beklerken Shrek'le ilgili önemli satırbaşlarını tekrar gözden geçirmekte fayda var.

-William Steig'in 1990 tarihli Shrek! isimli kitabının hakları, ilk olarak Steven Spielberg tarafından 1991'de satın alındı.
-1995 yılında Shrek'in beyaz perde uyarlaması için çalışmalar başladı.
-Shrek'i selendirmesi için seçilen ilk kişi, ünlü komedyen Chris Farley'di.
-Farley, 1997'de hayatını kaybedince Shrek'in seslendirilmesi görevi Mike Myers'a verildi.
-Serinin ilk filmi, toplam 484.4 milyon Dolar'lık gişe hasılatıyla kendi arenasında bir rekor kırdı.
-Shrek, Akademi Ödülleri tarihinin ilk En İyi Animasyon Film Oscar'ını 2001 yılında kazandı. En İyi Uyarlama Senaryo dalında ise aday oldu.

-Shrek, Mayıs 2010'da Hollywood Bulvarı'ndaki Şöhret Yolu'nda kendine ait bir yıldıza kavuştu.
Shrek The Musical, Türkiye'de ilk kez 22 Ocak - 7 Şubat 2016 tarihleri arasında orjinal dili ve Türkçe üstyazı ile Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde!

Detaylı bilgi almak için tıklayabilir, ön satış fiyatlarını kaçırmamak için hemen satın alabilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.
1 Aralık 2015 Salı
Posted by Kültür Yaşa

Şarj edilebilir diş fırçalarına dair doğru bilinen yanlışlar

Manuel diş fırçası şarj edilebilir diş fırçası kadar iyi temizler!

Yanlış.  İlk kullanımdan itibaren şarj edilebilir diş fırçaları manuel fırçalara oranla  2 kat daha fazla plak temizler. Bu özellik dişlerinizin yalnızca dış görünümü için değil, sağlığı için de oldukça önemli. Plak, dişin dış kısmını kaplayan bakteri tabakasıdır. Bakteriler yediğimiz yiyeceklerdeki şekerle beslendikleri için, zamanla asit oluştururlar. Bu nedenle bakterilerin diş yüzeyine yerleşmesi, diş ve diş eti hastalıklarının en önemli sebeplerinden biridir.

Oral-B’nin elektronik fırçalarının tamamında fırça başlıkları yuvarlak olarak tasarlanmıştır. Bu yenilikçi tasarım sayesinde her dönüşte farklı bir açıyla dişin tüm yüzeyinin temizlenmesine olanak sağlar. Küçük boyutuyla her bir dişin yüzeyine ve diş aralarına rahatlıkla ulaşabilir.

Şarj edilebilir fırçalar yalnızca ağız ve diş sağlığı konusunda problem yaşayan kişilere tavsiye edilmektedir!

Yanlış. Oral-B’nin yaptığı bir anket çalışmasında, katılımcıların %39’unun ancak dişleriyle ilgili herhangi bir problem yaşadıktan sonra şarj edilebilir diş fırçası kullanmaya başlayacaklarını belirttikleri görüldü.


Ağız sağlığında tedaviden çok koruma yöntemi izlenmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü dışarıdan yapılan herhangi bir müdahale, ne kadar iyi olursa olsun kendi dişinizin sağladığı rahatlığı ve fonksiyonelliği sağlamaz. Dişleri korumanın en önemli yolu, ağız ve diş problemlerinin bir numaralı sorumlusu olan plak tabakasını ortadan kaldırmaktır. Şarj edilebilir diş fırçaları, plak temizliği konusunda manuel diş fırçalarından %100’e kadar daha fazla etkilidir. Plak, yapışkan bir madde olduğu için diş fırçanızdan da ayrılması zordur. Bu nedenle diş hekimleri ortalama 3 ayda bir diş fırçanızı yenilemeniz gerektiğini söylüyor.

Şarj edilebilir diş fırçası da kullanıyor olsanız, 3 ayda bir fırça başlığı  değişimini gerçekleştirmek durumundasınız. Oral-B, elektronik diş fırçanızı kolayca yenilemeniz için değiştirilebilir başlıklarla size sunuyor.

Nasıl bir diş fırçası kullanıyor olursanız olun, diş fırçalama süreniz aynı olduğu için aynı etkiyi yakalayabilirsiniz!

Yanlış.  Diş hekimleri, dişlerinizi günde en az iki kez, 2 dakika fırçalamanızı öneriyor. Ancak yapılan araştırmalar ve klinik deneyler, dişlerinizi 2 dakika şarj edilebilir diş fırçalarıyla fırçalamanızın çok daha etkili sonuçlar almanızı sağladığını gösteriyor.

Şarj edilebilir diş fırçaları diş yüzeyine zarar verir!


Yanlış.  Yukarıda bahettiğimiz anketin bir başka ilginç sonucu da, anket katılımcılarının %5’inin şarj edilebilir diş fırçasının diş yüzeyine zarar verdiğini düşünmesi. Oral-B’nin şarj edilebilir diş fırçaları, basınç göstergesi sayesinde diş fırçasını dişinize çok fazla bastırdığınızda çalışmasını durduruyor.
Tüm şarj edilebilir fırçalar aynı özelliktedir!

Yanlış.  Herkesin diş yapısı birbirinden farklı. Bu nedenle Oral-B kullanıcılarına birbirinden çok farklı özelliklere sahip farklı şar edilebilir diş fırçaları sunuyor. Hassas dişetleri için, farklı büyüklükteki diş aralıkları için ya da sararmış dişleri beyazlatmak için birbirinden farklı bir çok diş fırçası modeli bulunuyor.
Detaylı bilgi almak için videoyu izleyebilirsiniz. Ürün alternatiflerini görmek için tıklayınız.


KAYNAK: www.uplifers.com


Bir boomads advertorial içeriğidir.

2016 KPSS Tarihleri Açıklandı, Maratonumuz Başlıyor

2016 kpss
2016 KPSS tarihleri açıklandı. Benim de gireceğim bu sınava ilk adım atılmış oldu. İşte KPSS maratonun tarihleri.
5 Eylül 2015 Cumartesi
Posted by Kültür Yaşa

E-Devlet'le Üniversiteye Nasıl Kayıt Yapılır?

Yeni bir uygulamayla bu yıl üniversite kayıtları internet üzerinden yapılabilecek, e-devlet üzerinden adaylar şifreleriyle giriş yaparak kayıtlarını kolayca yapabilecekler. Üniversite kayıtlarını e-devletten yapacak adaylar için kayıt aşamalarını görsel konu içinde bulabilirsiniz. Kayıt işlemine başlamadan önce yazıya bir göz atıp, kayıta öyle başlayın. E-kayıtlar sadece Devlet Üniversiteleri için geçerlidir. E-devlet şifrelerinizi PTT Şubelerinden edinebilirsiniz.

Devlet üniversitelerine kayıt için 2 seçeneğimiz var :
1-İsteyen elektronik kayıt yapar ( 28 Temmuz – 5 Ağustos tarihileri arasında https://www.turkiye.gov.tr/  adresinden).
2-İsteyen de bizzat üniversiteye gidip kaydolur. ( 3-7 ağustos tarihleri arasında).
Bu ikisinden birini yapacaksınız sadece

Elektronik kayıt işlemi kılavuzu: http://www.yok.gov.tr/docume…/10279/13242483/YOK_E_Kayit.pdf
(Gerekli tüm bilgiler için okulumuzun web adresine bakmalıyız)

İnternetten Üniversite Kaydı Yapabilmek için Sahip Olmanız Gerekenler:

Bu h izmetten faydalanmak i çi n e-Devlet Şi fres i, Elektron k İmza veya Mobi l İmza yöntemleri nden b iri ni kullanarak e-Devlet s istemi ne gi r iş yapabi l iyor olmalısınız. İşlemi ni ze başlamadan önce gerekli e-Devlet Şi fresi , Elektron ik İmza veya Mobi l İmza’nızı temi n etmel is ini z. e-Devlet Şi fren iz PTT’lere ki ml iğ in iz ile bi rl ikte şahsen başvurarak temi n edebi l irsi ni z. Elektroni k veya Mobi l İmza temi n etmek i ç in ilgili h izmet sağlayıcılardan veya operatörlerden bu hi zmeti satın almalısınız.

Vergiler, Harçlar ve İşlem Ücretler:

Bu işlem içi n herhang i bi r ek ücret, vergi vb. alınmamaktadır.

E-kayıt yaptıracaklar şu yolu izleyecek:
– https://www.turkiye.gov.tr/  web sitesi üzerinden, ‘Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ başlığı altında açılan ‘Üniversite E-Kayıt ‘ seçeneğini tıklayarak kayıt yapabilecek.

-Kaydını yapan barkodlu çıktı alacak.

-İsteyen öğrenciler üniversitelerine giderek şahsen kayıt da yaptırabilecek.

-Elektronik kayda, özel yetenek programları ile elektronik kaydı uygun görülmeyen (sağlık raporu, heyet raporu istenen) bazı programlar dahil edilmeyecek.

-Öğrenciler, elektronik kayıt işleminin ardından üniversitelerin duyurduğu tarihte ders kayıtlarını yaptırarak eğitime başlayabilecek.

Kayıt İşlemi Nasıl Yapılır? 

1- Sisteme Giriş:



– e-Devlet Kapısı’nın adresi www.turkiye.gov.tr ‘dir. İnternet tarayıcınızın adres satırına bu adresi yazarak sayfaya ulaşabilirsiniz.

– Sayfanın üst kısmındaki Sisteme Giriş butonuna tıklayarak giriş sayfasına geçilir.


e-Devlet Şifresi ile giriş yapmak:
E-Devlet şifrenizi içeren zarfınızı PTT Merkez Müdürlüklerinden veya yurt dışında iseniz Konsolosluklardan, şahsen başvuru ile, üzerinde T.C. Kimlik numaranızın bulunduğu kimliğinizi ibraz ederek temin edebilirsiniz.

2- Giriş Yaptıktan Sonra Kayıt Kısmına Giriş:

e-Devlet Kapısı üzerinde çok sayıda hizmet sunulmaktadır. Aranan hizmetin kolayca bulunabilmesi için farklı yöntemler kullanılabilir.

Kullanmanız gereken hizmetin adı “Yükseköğretim Kurulu Üniversite e-Kayıt” hizmetidir.

Sisteme Giriş işleminizi tamamladıktan sonra;

“e-Hizmetler” bağlantısına tıkladıktan sonra gelen listede “Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı” altında bulunan “Üniversite e-Kayıt” bağlantısına tıklayarak veya tarayıcınızın adres satırına https://www.turkiye.gov.tr/yok-e-kayit yazarak hizmete ulaşabilirsiniz.



3- Bilgi Güncellemesi:




İletişim Bilgisi Bu hizmetten faydalanmak için eDevlet Kapısı profilinizdeki e-posta ve cep telefonu bilgilerinizin tanımlı ve doğrulanmış olması gerekir. Eğer daha önce iletişim bilgilerinizi doğrulamadı iseniz, yandaki gibi bir ekran ile karşılaşacaksınız. “Bilgilerimi Şimdi Güncelle” düğmesine basarak eposta ve cep telefonu bilgilerinizi sisteme giriniz. Ekrandaki yönergeleri takip ederek her ikisini de doğrulanmış hale getiriniz.


4- Hata Mesajı Aldıysanız:

Aşağıdaki hata mesajlarından biriyle karşılaşıyorsanız, kayıdı internet üzerinden yapamayacaksınız demektir. Okula başvurunuz.




5- Hata Mesajı Almadıysanız Yola Devam:

Açılacak sayfada sizin kazandığınız okul varsa Devam Et butonuna tıklayabilirsiniz




6- Bilgi Doğrulama Sayfası:

Aşağıdaki resimdeki gibi bir bilgi doğrulama sayfası açılacak. Eğer bu sayfadaki bilgiler doğruysa Kutucuklara EVET yazabilirsiniz.

İki kutucuğu da onayladıktan sonra Devam Et butonuna basınız.




7- SMS ile Onay Kodu Doğrulama:

SMS Onayı Bu aşamada cep telefonunuza gelen doğrulama kodunu size verilen süre içinde ilgili alana girmeniz gerekmektedir. Doğrulama kodunu girdikten sonra “Devam Et” düğmesini kullanarak bir sonraki aşamaya geçebilirsiniz.


8- Barkod Numarasını Not Alınız:

Belge Görüntüleme SMS onayını takiben bu ekranı göreceksiniz. Burada Kayıt Belgenizi görüntüleyebilir veya “Dosyayı İndir” bağlantısını kullanarak bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Belgenizin çıktısını almak için tarayıcınızda bulunan “Yazdır” komutunu kullanmayınız.

Çıktı almak için önce belgeyi bilgisayarınıza indiriniz, ardından inen dosyayı açarak yazdırınız. İpucu: Eğer belgenizi yazdırma imkanınız yok ise, barkod numarasını ve T.C. Kimlik Numaranızı, belgeyi vereceğiniz kuruma iletmeniz yeterlidir. Barkod numaranızı ve T.C. Kimlik Numaranızı ilettiğiniz kişiler, “Belge Doğrulama” hizmetini kullanarak, belgenin bir kopyasını alabilir ve geçerliliğini kontrol edebilirler.




Bu işlemden sonra kayıt işleminiz tamamlanmış oluyor. Öğrenim hayatınızda başarılar dileriz.







Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Araç kullanırken telefonla konuşmayın, hayatı susturmayın!
Çünkü Trafik Hayattır!



Hayatımızın en önemli unsuru haline gelen trafik güvenliği konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen ve örnek uygulamalar geliştiren Trafik Hayattır platformu iletişim faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Toplumsal sorumluluk alanı içerisinde trafik güvenliğine öncelikli olarak önem veren Doğuş Otomotiv, Trafik Hayattır ile trafikte saygı kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Trafik güvenliği konusunda Türkiye’nin en istikrarlı kurumsal sorumluluk markası haline gelen Trafik Hayattır platformu 10 yılı aşkın süredir, çeşitli bilinçlendirme projelerini başarıyla yürütüyor.


Trafik güvenliğini ve yaya güvenliğini sağlamada en önemli unsurlardan cep telefonu kullanımına, farklı projeleriyle dikkat çeken Trafik Hayattır platformu, yeni bir animasyon yaparak ‘araba kullanırken cep telefonu ile konuşmanın’ dikkat dağınıklığına sebep olduğunu vurguluyor.

Cep telefonu kullanımı her geçen gün artıyor. Buna paralel olarak şehir içi kazalarında da artış söz konusu. Cep telefonu ile konuşmanın reaksiyonları %80 azalttığı gerçeğini göz önüne alırsak Trafik Hayattır bu konuya eğilerek doğru bir strateji uyguluyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
21 Mayıs 2015 Perşembe
Posted by Kültür Yaşa

Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar “Biz Mektup Yazardık” Sergisi’nde!

İş Sanat Kibele Galerisi’ndeki “Biz Mektup Yazardık” Sergisi geçmişi günümüze taşıyor.
Bursa’nın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğidim aslanım burda  yatıyor


İşte mürekkep bu dizelerdeki gibi damlar Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun kaleminden… Sanatçı, 64 yıllık hayatına sığdırdığı sanat tutkusunu, aşklarını, sevinçlerini, hüzünlerini, dostluklarını çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını geçirdiği Anadolu’nun naifliğiyle yakın dostu Nâzım Hikmet’e yazdığı bu dizelerdeki gibi aktarır kâğıda ve tuvallere… Onun şiirlerindeki ve tablolarındaki narlar, dutlar, ayvalar kimi zaman sevdiği kadına duyduğu özlemi kimi zamansa amansız bir kara sevdayı anlatır. Babasından Batı Edebiyatı’nı, annesinden Yunus Emre’yi, Karacaoğlan’ı öğrenen sanatçı Anadolu’nun toprak damlı evlerinden, İstanbul’un martılarından, köpüren denizinden, Âşık Veysel’in sazından dem vurur…

Bedri Rahmi Eyüboğlu iç dünyasını tuvallere ve şiirlere aktarırken sanat, edebiyat, siyaset ve iş dünyasının önemli isimleriyle gerçekleştirdiği, yaşadığı döneme ışık tutacak mektuplaşmaları da tarih yolculuğundaki yerlerini alıyor.  Güzel Sanatlar Akademisi’nde başlayıp Paris’te süren eğitim hayatından, resim tutkusunun peşinden gittiği Anadolu’daki yurt gezilerine kadar sanatçının yaşamından birçok kesiti yansıtan mektuplar, “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile İş Sanat Kibele Galerisi’nde ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Sergi, hem sanatçının kaleme aldığı hem de kendisine gelen yüzlerce mektubun Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından uzun soluklu ve titiz bir çalışma ile kitaplaştırılmasına paralel olarak hayata geçiriliyor. Sanatçının gelini Hughette Eyüboğlu’nun hazırladığı, editörlüğünü Rûken Kızıler’in üstlendiği kitabın ve serginin tasarımı Emre Senan tarafından gerçekleştirildi.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Avrupa’da öğrenci olduğu günlerden Akademi’de öğretmen olduğu günlere pek çok anıyı barındıran mektuplar, orijinal olarak sahiplerinin kendi ifadeleriyle ve kendi imzalarıyla ziyaretçilere ulaşıyor. Sadece ressam ve şair olarak değil mozaik, seramik, vitray ve yazma sanatçısı, heykeltıraş, öğretmen ve yazar kimlikleriyle de sanatımıza kalıcı eserler bırakan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun pek çok isimle sürdürdüğü yazışmaları aynı zamanda sanatçılar arasındaki kuvvetli bağı da gözler önüne seriyor. Her biri tarihi belge niteliğindeki mektuplar; sanatçıların o dönemde yaşadığı ekonomik sıkıntılara dair fikir verirken, yaşanan zorlu koşullara rağmen gerçekleştirdikleri idealleri ile tarihe not düşürebilmeyi başarmış bu insanların umutlarını yitirmediklerini de en iyi şekilde ortaya koyuyor.

Sanatçının Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Fikret Muallâ, Âşık Veysel, Adalet Cimcoz, Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl Kısakürek, İbrahim Çallı, Andre Lhoté, Fahrünisa Zeid, Abidin Dino, Reşat Nuri Güntekin, Cemal Tollu, Nurullah Berk ve Arif Kaptan ile mektuplaşmalarının her biri ziyaretçilerde ayrı bir tat bırakmayı vaat ediyor. İş dünyasının önde gelen isimleri Vehbi Koç ve Nejat Eczacıbaşı’nın mektupları da Eyüboğlu arşivinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Serginin bölümlerinden biri de Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yaşamını şekillendiren iki kadın, eşi ressam Eren Eyüboğlu ve büyük aşk yaşadığı, “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan ile mektuplaşmalarından oluşuyor. Eren Eyüboğlu, büyük aşk yaşadığı Karadut’u sonsuzluğa uğurladıktan sonra eşinin elini bırakmayarak o zor günleri atlatmasına ve resme odaklanmasına yardımcı olacak kadar güçlü iken, diğer taraftan Mari Gerekmezyan ise ölümünün ardından bile gözlerini yaşartacak kadar sevdalı olduğu bir isim.

64 yıllık yaşamına çok şey sığdıran Bedri Rahmi… 
İş Sanat Kibele Galerisi’nde çağdaşlarıyla yazışmalarının ilk kez gün yüzüne çıktığı “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile anılan sanatçının hayat hikâyesi Trabzon’da başlar. Takvimler 1911 yılını gösterdiğinde Görele Kaymakamı Mehmet Rahmi Bey ve Lütfiye Hanım’ın ikinci çocuğu olarak hayata merhaba der. Asıl adı olan Ali Bedrettin, zaman içinde önce Bedir’e sonra Bedri’ye dönüşür.  Babasının görevi dolayısıyla yerleştikleri Trabzon’daki lise resim öğretmeni ünlü ressam Zeki Kocamemi tarafından keşfedilir. Sanatçı yine bu dönemde edebiyata da merak salar ve ilk şiirlerini yazmaya başlar.

1929’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne giren Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı gibi Türk resminin mihenk taşlarının öğrencisi olma şansına erişir. Edebiyata olan ilgisinin üzerine düşer ve Ahmet Haşim’den estetik ve mitoloji dersleri alır. 1930’larda hayat onu bu kez Fransa’ya götürür. Dijon ve Lyon’da bir yandan çalışarak Fransızcasını geliştirmeye çalışırken, bir yandan da Gauguin, El Greco, Cezanne gibi beğendiği ressamların eserlerini kopya eder. Sanatçı, ileride hayatını birleştireceği Ernestine Letoni (Eren Eyüboğlu) ile de Fransa’da tanışır. 1940’lı yıllara gelindiğinde kalbine “kara saplı bir bıçak” gibi saplanan Mari Gerekmezyan girer. Asistanlık yaptığı Güzel Sanatlar Akademisi’nin heykel bölümüne misafir öğrenci olarak gelen Mari Gerekmezyan, Bedri Rahmi’nin bir büstünü yapar, sanatçı bu büste duyduğu minneti Mari’nin çeşit çeşit portrelerini yaparak ve ona şiirler yazarak yanıtlar. Artık bütün İstanbul ve elbette Eren Eyüboğlu bu tutkulu aşktan haberdardır. Bedri Rahmi Eyüboğlu 1975 yılındaki ölümüne kadar geçen çeyrek asrı aşkla, resimle, edebiyatla, dostlarıyla, dönemin önde gelen kültür ve düşünce insanlarıyla bir arada geçirir.

Meraklıları için 5 Mayıs - 20 Haziran arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde ziyaret edilebilecek “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi, sanat ve kültür tarihimizde eşine az rastlanır bir iz bırakmayı vaat ediyor. Sergide orijinal el yazılı mektuplar ve sanatçının çizimleriyle süslediği desenli zarfların yanı sıra mektuplaşılan isimlerin Bedri Rahmi Eyüboğlu tarafından yapılmış portreleri de yer alıyor. Serginin ziyaretçilerini güzel bir sürpriz de bekliyor. İsteyen katılımcılara, sanatçının desenleriyle hazırlanmış mektup ve zarflarla sevdiklerine yazma imkânı sunuluyor. Şimdi özlemle andığımız eski günlerdeki gibi mektup yazma zamanı!

Bir boomads advertorial içeriğidir.
9 Mayıs 2015 Cumartesi
Posted by Kültür Yaşa

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...

Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.

Soma faciasından en çok etkilenen yerlerden biri de Kırkağaç. Kırkağaç’ta yaşayan 12 yaşındaki Yiğit, okuldaki 12 arkadaşıyla birlikte bir bilim kahramanı ekibi kurdu. Önce yapamayacaklarından korktular. Çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar, bilgisayarda yazılım geliştirip, legodan yaptıkları robotlarına yüklediler. Bu bilim yolculuğu, özgüven ve başarı doğru yeni başlangıçları müjdeliyordu.

Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.

Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
28 Nisan 2015 Salı
Posted by Kültür Yaşa

En Kültürlüler

İzleyiciler

Alt Kategoriler

Asla Vazgeçmeyenler

- Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar, insanın içinden gelir ve hep oradadır.
(Sigmund Freud)

- Dünya üzerinde en güçlü silah, ateşlenmiş insan ruhudur.
(Marshall Foch)

- Onların peşinden gidebilecek cesaretiniz ve yeterli özgüveniniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.
(Walt Disney)
Powered by Blogger.

- Copyright © Kültür Yaşa -Metrominimalist- Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -